eski sevgiliyi geri getirmek için muhteşem eylem planı

gülEski Sevgiliyi Geri Getirmek İçin Eylem Muhteşem Bir Planı Öğrenmek İster misin?

Değerli okurum, sen de şu aramalardan birini yapıyorsan, doğru yerde olduğunu söyleyebilirim: eski sevgiliyi geri getirmek için, eski sevgiliyi geri getirmek için dua, eski sevgiliyi geri getirme mesajları…

Bu yazıyı tam olarak anlaman için sonuna kadar okuman gerektiğini ve yazının içerisinde muhteşem bir eylem planı öğreneceğini söylemeliyim.

Hala, eski sevgilimden neden ayrıldım, sorusunu kendine soracak kadar cesaretin varsa eğer ve sen de birçok insan gibi eski sevgilime tekrar kavuşmam lazım; yoksa çıldıracağım, diyorsan, bu yazıyı okumanı tavsiye ederim.

Evim Adlı Öykü ve Eski Sevgiliyi Geri Getirme Planı

Dünyanın en güzel kavramının ne olduğunu düşünmeye başlayan tanınmış bir ressam, bu en güzel kavramı bulmak ve onun resmini çizmek için düşünüp taşınmaya başlar. Kendi kendine sürekli şöyle sorar: “Acaba dünyanın en güzel şeyi nedir ve ben bunun resmini nasıl çizebilirim?”

Bu kavramı bulabilmek için bir hayli düşündükten sonra uzun bir yolculuğa çıkmaya ve yolculuk esnasında gördüğü herkesin fikrini sormaya karar verir.

Yolculuk sırasında yüzlerce kişiye fikrini sorma fırsatı bulan ressam, birçok cevabın yavan ve sıradan olduğunu görür; fakat bu cevaplardan bazıları ise gerçekten orijinal ve mantıklıymış. İşte bu cevaplardan birini yaşlı bir adamdan alır: Yaşlı adama, sence dünyanın en güzel şeyi nedir, diye sorunca; ihtiyar, şöyle karşılık verir ressama:

“İmandır.”

Aldığı cevabı düşünürken ilerleyen ressam, biraz ilerdeki kasabada bir düğün olduğunu görür ve oradaki insanlara bu soruyu yöneltmek için düğüne karışır. Soruyu ilk yönelttiği kişi gelin olur. Gelin, düğün gününün heyecanı ve neşesiyle şöyle karşılık verir:

“Bence, dünyanın en güzel kavramı aşktır.”

Bu cevabı alan ressam, iman ve aşk kavramlarını kafasında bütünleştirmeye çalışırken karşısına cepheden dönmüş olan ve yorgunluğu her haline yansıyan bitkin bir asker görür. Ressam, aynı soruyu askere de yöneltir: “Sence dünyanın en güzel olgusu nedir?”

Asker, adeta bu sorunun cevabını ezelden ezberlemiş gibi, hiç duraksamadan ve tereddüt etmeden şöyle der:

“Tabi ki bu dünyanın en güzel olgusu barıştır.”

Tüm bu cevaplar karşısında iç dünyasına eğilen ressam imanın, aşkın ve barışın resmini çizebilmek için düşünmeye koyulur. Bu düşüncelerle haşır neşir olurken gayr-i ihtiyari evine doğru yol alır. Evine yaklaştıkça içinde, bir keşif yapanlara özgü bir sevinç patlaması hisseder. Çünkü aradığı cevapları, artık kafasında bütünleştirmiş ve resmini çizmek istediği dünyanın en güzel şeyinin tam da karşısında durduğunu fark etmişti.

İlkin, çocuklarının içten ve masum bakışlarına dikkat etti; bu bakışlarda iman vardı. Ardından karısının gözlerindeki parıltının, aşka işaret ettiğini sezinledi. Ve hepsinden önemlisi tüm bu gördükleri, evindeki barışın simgesi idi.

Şimdi iman, aşk ve barış gibi soyut kavramları resmetmenin zorluğu gitmiş, her zaman içinde yaşadığı evi ve aile bireylerini çizmenin kolaylığı ile yüreği neşeyle dolmuştu. Ressam, dünyanın en güzel şeyinin resmini çizmek için malzemelerini aldı ve resmi yapmaya başladı. Dünyanın en güzel şeyinin resmini çizip bitirdikten sonra ise bu çalışmasına: “Evim” adını koydu.

Eski Sevgiliyi Geri Getirme Planı ile Öykünün İlişkisi Var mı?

Evet, bazen dünyanın en güzel ve sevimli kavramları yanı başımızdadır da biz, alışkanlığın kalın perdesiyle onların farkına varmayız bile. Nedense insan bazen böyle körleşip sağırlaşabiliyor.

Oysa gözümüzü açıp da etrafımızdaki güzelliklere, letafetlere bakabilmeyi öğrensek hem hayatımızdan daha çok hazzalır hem de akla hayale gelmeyen abuk sabuk istekler yerine elle tutulur makul ve seviyeli isteklere gönlümüzü açarız.

Bu sayede küçük lezzetlerin de hayatı anlamlı kılabileceğini, önümüzdeki göz alıcı güle odaklanıp delicesine koşarken ayaklarımızın altında kalan boynu bükük papatyaların da sevilebileceğini, her şeyin niceliksel anlamda kocaman olmasının gerekmediğini, bazen ufak şeylerden de zevk alınabileceğini… hissederiz.

Ufak mutluluklara yürek açmak bir marifettir; hele ki günümüzün modern insanının hiçbir oyuncakla tatmin olmayan hırçın ve hercai, gözü aç ve aşırı hırslı, doyumsuz tavrını düşündüğümüzde bu özelliğin ne kadar önemli olduğu daha iyi kavranacaktır.

erkekleri kendine cekmek

Eski Sevgiliyi Geri Getirmek İçin Vefa…

İnsan, garip mahlûktur; elindeki pırlantanın değerini takdir etmek ve onunla yetinmek yerine başkasında gördüğü elmasa göz diker ve kendi kendini mutsuzluğun dipsiz anaforuna salar. Bazen bu durum ilerleme adına güzel olsa da genel anlamda insanlığın sevincine ket vurduğu için kötüdür ve insanı kendi eliyle mutsuzluğa ittiği için nahoştur.

Bu durum biraz kıskançlık, biraz özenti, az biraz da imrenmedir. Özenti ve imrenme (nam-ı diğer gıpta) her ne kadar masum bir şekilde arz-ı endam etse de ve kıskançlık kadar yürek hırpalayıcı olmasa da, her halükarda insana ruhsal anlamda bazı acılar yaşatırlar.

İşte yukarıda sana sunduğum anekdot, gerçi tam ve direkt olarak yazdıklarımı kapsamasa da dolaylı olarak iletmeye çalıştığım mesajı da kapsar. İnsanın kendi elindeki değerleri fark etmesi gerektiği gerçeğini. Kıymetlerin, elden çıkmadan önce hissedilmesi lüzumunu.

Kendimizden örnek verelim: Eski sevgilimiz yanımızdayken onun değerini bilebildik mi? Gerçekten eski sevgilimizin değerini takdir etseydik ve onun bizim için ne derin anlamlar taşıdığını hissedebilseydik şimdi “eski sevgiliyi geri getirme planı” arayan bu halde mi olurduk? Asla! Ya da olaya diğer açıdan bakalım: Eski sevgilimiz, bizim değerimizi bilseydi…

Sonuç: İnsan nankör olduğu gibi yanı başındaki kıymetli kavramlara da kördür. En azından yarı kördür. Bu durum, aşkın gözü kördür, atasözümüzdeki körlükle hiçbir ilgisi olmayan bir körlüktür. Keşke aşkın körlüğüne benzetebilseydik bu körlüğü. Ama ne mümkün? Bu, öyle bir körlüktür ki, insanı şimdilerde eski sevgilim dediği mukaddes varlıktan eder. Ve onun acısını insanın en derin duyularına kadar zerk eder. Bu körlük, insanın en büyük talihsizliğidir ki, daha demin sarıp sarmaladığı sevgilisini biraz sonra başkasına kaptıracak kadar aptallaştırır onu.

Eski Sevgiliyi Geri Getirmek İçin Yol Haritası

Sonumuzun, kıssada anlatılan ressam gibi mutlu sonla noktalanmasını temenni etmek, yapacağımız tek şey değil. Bunun için kollarımızı sıvamak ve aksiyona geçmek de gerekli. Yapacağımız ilk iş, kendimizi geliştirerek farkındalık seviyemizi yükseltmek ve bilinç katsayımızı arttırmak olacaktır.

Sonrasında ise eski sevgiliyi geri getirme planı anlamında bir yol haritası çizmemiz ve bu eylem planına göre hareket etmemiz gerekir. Bunları yaptıktan sonra artık eski sevgilimizi tekrar kollarımıza alarak “Evim” hikâyesinde olduğu gibi mutluluğu yudum yudum içmeye başlayabiliriz yine.

İşte tam da burada devreye şu kaynak eser (tıkla) giriyor.

Bu konuda senin düşüncelerin de benim için çok önemli olduğu için bu yazımla ilgili yorumlarını bekliyorum. Lütfen üşenme ve yorumlarını yaz; çünkü bazen birinin aklına gelmeyen bir diğerinin aklına geliyor ve bu bilgi, bazen insanın hayatını bile kurtarıyor.

Belki de yapacağın bir yorum, eski sevgilimizi tekrar kucaklamamıza vesile olacak bilgi hazinesini açan bir anahtar hükmüne geçer.

İstersen Erkeklerin Zevk Noktaları, Mucize Yaratan Bölgeler ve Büyü Nasıl Yapılır Diyorsan Mutlaka Oku, Kesin Bilgiler başlıklarına da göz atabilirsin.

İlgili kelimeler: eski sevgiliyi geri getirme planı